Kederin 5 günü | 1. Sahne - Kabullenemeyiş
15.06.2025
(Oyundaki
kız, Yaşam ve kaftan giyen kişi de Ölüm’dür. Kapalı ışıklar açılır, sahnede bir
hasta yatağında yatmakta olan hasta bir kadın vardır. Kadın kanser olduğundan,
saçları yoktur. Kısa bir süre sonra, teni bembeyaz uzun saçlı bir kız girer
sahneye ve sahnenin kenarına, bacaklarını sahne dışına uzatarak oturur, en
öndeki kişiye sorar.)
Yaşam:
-En öndeki (burada,
eğer en öndeki kişi bir kadınsa abla, eğer bir adamsa abi vb diyecek.) en öne oturmuşsun, Seni bu kadar
önemli yapan nedir?
(En öndeki
kişi, cevap verir. Kız cevap yeterli değilmişçesine iç çeker. Sonra, en
arkadaki, yalnız oturan kişiye sorar)
Yaşam:
-(Aynı
şekilde, abi veya abla vb.) Kendini toplumdan soyutlamışsın, Neden?
(En arkadaki
kişi, yine cevap verir. Yeterli bir cevap olmadığı için iç çeker yine kız.
Ortada oturan, siyah kaftan giyen adama sorar.)
Yaşam:
-Sen,
ortadaki abi, senin için nedir hayatın anlamı?
Ölüm:
-Ölmek.
(Kısa bir sessizlik olur, kız şaşırmış bir şekilde bakar, konuşur.)
Yaşam:
-Ölmek mi?
Hayat bundan mı ibarettir?
Ölüm:
-Bana mı
soruyorsun, (Adam, Ayağa kalkar)- yoksa içinde bir çatışma mı yaşıyorsun?
(Yaşam, yere
bakar, sessiz kalır cevap veremez, adam sahneye çıkar Yaşam’a konuşur)
Ölüm:
-Neden bu
kadar mutsuzsun?
Yaşam:
-Yaşamın
anlamı ölmekten fazlası olmalı…
Ölüm:
-Nedir
pekala yaşamın anlamı?
(Yaşam yine
sessiz kalır. Ölüm konuşur.)
Ölüm:
-Nedir seni
bu kadar üzen?
Yaşam:
-(Üzgün bir
sesle) bir amacım yok gibi hissetmeye başladım.
Ölüm:
-Çiçeklere
can, bebeklere hayat verdin. Fikrini neden değiştirdin?
Yaşam:
-Artık
dayanamıyorum.
Ölüm:
-Bir gün
ölecekleri gerçeğine mi?
(Yaşam
sessiz kalır, Ölüm konuşur.)
Ölüm:
-Korkunç mu
olmalı ölüm?
Yaşam:
-(Ağlamaklı
bir ses tonuyla) neden güzel olsun ki?
Ölüm:
-Ne anlamı
kalırdı ki hayatın insanda onu kaybetme korkusu olmasa?
(kısa bir
sessizlik olur. Ölüm konuşur)
Ölüm:
Hatırlar
mısın, bir adam vardı, piyangoyu kazanmıştı.
Yaşam:
-Evet,
milyarların sahibi olmuştu.
Ölüm:
-Sonunda
kendini vurdu, sebebi neydi?
Yaşam:
-Mutluluğu
yanlış yerde aradı.
Ölüm:
-Hayır, her
yeri aradı o adam Yaşam, bir sebep bulamadı yaşamak için sonunda. Mutluluğun
elinde olmayan zenginlikte olduğunu düşündü, eline biraz para geçse mutlu olur
sandı, olamadı.
(Meraklıca
sorar ölüm kısa bir sessizlikten sonra.)
Ölüm:
-Neden
korkar insan ölümden Yaşam?
Yaşam:
-Kaybedeceğini
bilir elindekini.
Ölüm:
-Ne vardır
ki insanın elinde?
Yaşam:
-Yaşama
umudu.
Ölüm:
-Ne zaman
ölüm korkutmaz insanı bilir misin?
Yaşam:
-Kalmadığında
elinde hiçbir şey…
(Arkada
duran kadından öksürük sesleri gelir. Öksürükler kesildikten sonra, kadın
yüzünü elleriyle kapatıp ağlamaya başlar. Ölüm konuşur)
Ölüm:
-Görüyor
musun Yaşam?
Yaşam:
-Adalet bu
mudur gerçekten ölüm?
(gözlerini
yere diker, somurtur Yaşam, sonra konuşur yine.)
Yaşam:
-Elinde
imkanı olan neden yaşamaz?
Ölüm:
-Belki de
imkanı olmadığı için yaşayamaz.
Yaşam:
-Yok muydu
imkanı kendini vuran milyonerin? Yok muydu?
Ölüm:
-Var mıydı?
(Arkadaki
kadın, daha şiddetli öksürür ve öksürüğü kesildiğinde hıçkırıklara boğulur.
Sahneye, hasta yatağındaki kadının kızı girer, gözleri kan çanağına dönmüştür. Yatağın
yanındaki sandalyeye oturur, anne kızına konuşur)
Kadın:
-Ne dediler?
(Kız sessiz
kalır.)
Kadın:
-Kızım, ne
dediler…? Neden söylemiyorsun kızım? (Bağırarak) Söylesene, neden
söylemiyorsun…?
Kız:
-Söylenecek
ne var ki anne?
Kadın:
-(Kızını kolundan tutarak) gerilemiş mi kızım? Hastalığım gerilemiş mi?
Yaşayacak mıymışım?
(Kız
konuşmaz, Anne ağlamaklı bir şekilde devam eder.)
Kadın:
-Yaşayacak
mıymışım kızım?
Kız:
-Anne…
Kadın:
-(Kızının
gözlerine bakarak) yaşayacak mıymışım?
Kız:
-Çok zamanı
kalmadı diyorlar…
Kadın:
-Nasıl yani
kızım? Nasıl kızım? (Ağlayarak) şaka mı yapıyorsun kızım? Nasıl çok zamanı
kalmamış? Ne demek çok zamanı kalmamış…?
Kız:
-Kanser…
Kanser çok ilerlemiş anne, çok geç kalınmış diyorlar.
(Anne,
gözleri fal taşı gibi açılmış şekilde şok içinde etrafa bakar, gözünü bir yere
dikerek konuşur.)
Kadın:
-Ne kadar
zamanı kaldı diyorlar kızım?
(Kısa süre
sessizlikten sonra kız ağlayarak)
Kız:
-5 Günü
kaldı diyorlar anne.
Kadın:
-Başka
doktorlara da gidelim kızım… Ne bilecekler ne zaman öleceğini insanın?
Kız:
-Anne olur
mu öyle şey…?
Kadın:
-Nasıl olmaz
kızım? Tek bir görüşe mi teslim edeceğim canımı?
Kız:
-Anne…
Ölüm:
-Görüyor musun Yaşam, kabul edemiyor hiç görmediği tatlı sessizliği…
Yaşam:
-Bilinmeyene
kucak mı açmalı?
Ölüm:
-Elinden
başka ne gelir ki insanın?
Kadın:
-Kızım,
lütfen…
(Kız ayağa
kalkarak sinirli bir şekilde konuşur, bağırır)
Kız:
-Anne,
kendine baksana!
(Anne yüzünü
kapatarak ağlamaya başlar. Kız pişman bir şekilde annesine sarılır)
Kız:
-Anne, özür
dilerim.
(Kendini
tekrarlar, sürekli özür diler. Sahnenin ışıkları kapanır, sadece sahnenin
ortasında Ölüm ve Yaşam’ı gösteren ışıklar yanar.)
Ölüm:
-Görüyor
musun Yaşam? Kabullenemiyor sonunu, hiçbirinin yapamadığı gibi.
Yaşam:
-Kabullense
ne değişecek ki?
(Işık söner.)
Yorumlar
Yorum Gönder