Kederin 5 günü | 4. Sahne - Depresyon

(Kadın, ter içinde yatağında doğrulur. Uykudan uyanmıştır, Kızı yanındaki sandalyede, uyuyordur. Sabahın erken saatleridir daha, dışarısı tam aydınlanmamıtşır. Kadın, soluk soluğa kalmış şekilde nefes alıp verir. Etrafına bakar ve kızını gördüğünde seslenir.)

Kadın:

-Kızım?

(Kız, uyanmaz. Yine seslenir.)

Kadın:

-Kızım.

(Kız yine uyanmaz, sesini yükselterek konuşur.)

Kadın:

-Kızım…

(Kız irkilir, annesine bakar.)
Kız:

-Anne…

(Kız, oturduğu yerden kalkar ve annesine sarılır.)

Kız:

-Çok özür dilerim anne.

Kadın:

-Ben özür dilerim kızım, her şey için çok özür dilerim. Ettiğimiz kavgalar için, çok özür dilerim.

Kız:

-Çok korktum anne.

 

Kadın:

-Ne için korktun kızım?

Kız:

-Doktor aradı, kalbin durmuş. Çok pişman oldum Yine çalıştırmayı başardıklarını söylediklerinde içim rahatladı...

Kadın:

-Pişman olma kızım, şimdi buradasın. Ben gelmeseydin de anlardım. Keşke seni daha fazla anlamaya çalışsaydım kızım, boşu boşuna kavga etmeseydim seninle keşke.

Kız:

-Üzülme anne, geçmiş geçmişte kaldı.

Kadın:

-Kızım, sana sormak istediğim bir şey var…
Kız:

-Nedir anne?

Kadın:

-Bana hep derste öğrendiklerini anlatırdın.

Kız:

-(Kikirder) derste değil anne, ben kendim araştırdıklarımı anlatırdım sana.

Kadın:

-Tamam kızım, çok farklı değil ya… Sana sormak istiyorum kızım.

Kız:

-Efendim anne?

 

Kadın:

-Hayatın amacı… Nedir kızım?
Kız:

-Hayatın amacı mı? Neden merak ettin ki anne şimdi bunu sen…

Kadın:

-Boşver kızım, merak ettim işte!

Kız:

-Hayatın amacı, bir amaç aramaktır anne.
Kadın:

-Peki hangi amacı aramaktır ama kızım?

Kız:

-Sana söylemek istediğim bir şey var anne.

Kadın:

-Nedir o kızım?

Kız:

-Özür dilerim anne.

Kadın:

-Ne için kızım?

Kız:

-Burada seninle olamadığım için.

Kadın:

-(Şaşırmış bir şekilde, gülerek) ne demek o kızım, ne demek istiyorsun?

(Kadın, ter içinde yatağında doğrulur. Bir rüyadan uyanmıştır, kızını hiçbir yerde göremez. Sabahın erken saatleridir. Kadın, ne olduğunu idrak edememişçesine etrafına bakar ve bir süre sonra olayların farkına varır. Yüzünü kapayıp yaşlara boğulur. Sahneye yaşam girer, kadının yatağının yanındaki sandalyeye oturur.)

Yaşam:

-Kendine bu kadar yüklenme abla.

Kadın:

-Onu yine göreceğimi sandım.

Yaşam:

-Biliyorum, istediğin tam olarak bu değildi ama…

Kadın:

-Ama ne?

Yaşam:

-Sonuç olarak görmüş oldun.

Kadın:

-Böyle mi görmek istedim?

Yaşam:

-Üzgünüm.

(Kadın cevap vermez. Kısa bir sessizlikten sonra, Yaşam devam eder.)

Yaşam:

-Elimizden dahası gelmedi.

Kadın:

-Beni görmek istemiyor değil mi?

(Yaşam, cevap vermez. Kadın çok beklemeden yine konuşur.)

Kadın:

-Beni yalnız bırak, olur mu?

Yaşam:

-(Ayağa kalkar, üzgünce konuşur) özür dilerim abla.

(Kapıya doğru yürür Yaşam, kapı koluna dokunduğu an Kadın Yaşam’a konuşur.)

Kadın:

-Sorunun cevabını artık biliyorum.

(Yaşam, kadına doğru döner. Sandalyeye geri oturur.)

Yaşam:

-Biliyor musun?

Kadın:

-(Kafasını doğrular şekilde sallar) bana sorunun cevabını, kızım söyledi. Dedi ki… Yaşamın amacı bir amaç aramakmış.

Yaşam:

-Bundan mı ibaret yaşamın amacı?

Kadın:

-Yaşam, ona ne kadar değer verirsen o kadar değerli olur sonuçta, değil mi?

Yaşam:

-Teşekkür ederim abla. (Kadına sarılır)

Kadın:

-Ben sana teşekkür ederim.

Yaşam:

-Neden?

Kadın:

-Beni aydınlattığın için teşekkür ederim.

(Kadın kan öksürür, ardından konuşur.)

Kadın:

-Yarın benim son günüm… (Kadın hafif güler) sence, kızım beni affetmiş midir?

Yaşam:

-Eninde sonunda, seni affedecek.

Kadın:

-Öyle mi dersin?

Yaşam:

-Sana şu an sinirli olabilir, ama seni affedecek.

Kadın:

-Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?

Yaşam:

-Belki sana hep sinirli kalır, ama kin tutmak hiçbir zaman iyi bir şey değildir.

Kadın:

-Ne demek istiyorsun?

Yaşam:

-Nefret, çok güçlü bir kelime. Sapı olmayan bir kılıca benzer, nefret ederken kendini de kanatabilirsin.

Kadın:

-Kendimi çok yordum kin tutarak.

Yaşam:

-Biliyorum.

Kadın:

-Yaptıklarımı kızıma nasıl telafi edebilirim?

-Edemezsin.

(Kadın, elleriyle yüzünü kapayıp ağlar.)
Yaşam:

-Zaten zaman buruşturmuş ellerini, sen de daha da buruşturma… (Yaşam, kadının kolunu tutar) üzme kendini abla, belki telafi edemezsin ama özür dileyebilirsin.

(Kadın, yaşama bakar. Yaşam devam eder.)

Yaşam:

-Bazı şeyler bir özür ile başlar, seninki bir özür ile bitecek. Güzel değil mi?

Kadın:

-Geri dönebilseydim, tüm hatalarımı telafi etmek isterdim.

Yaşam:

-Dönebilseydin, aynı kişi olur muydun hala?

Kadın:

-Olmazdım belki ama en azından içim rahat olurdu.

Yaşam:

-Hatalarını değiştiremezsin belki, ama onlar seni sen yapan şeyler.
Kadın:

-Yarın, benim ölüm günüm.

Yaşam:

-Hazır mısın?

Kadın:

-Sanırım artık hazırım.

 

Yaşam:

-Seninle tanışmak büyük bir zevkti abla. (Yaşam kadına sarılır)

Kadın:
-Ben de senden bir şey isteyebilir miyim?

Yaşam:

-Nedir abla?

Kadın:

-Bana kızımın… Mutlu olup olmadığını söyleyebilir misin?

Yaşam:

-Kızın şuan mutlu… Ama yakında olmayacak.

Kadın:

-Kızım nerede?

Yaşam:

-Arkadaşlarıyla.

Kadın:

-Ama nerede?

Yaşam:

-Bunu… Bunu sana söylemek istemem abla.

Kadın:

-Neden söylemek istemiyorsun?

Yaşam:

-Bu seni üzer…

Kadın:

-Dayanırım, lütfen söyle.

Yaşam:

-Üzüleceğini bile bile neden öğrenmek istiyorsun?

Kadın:

-Merağın içimi yiyip bitirmesinden se öğrenip üzülmek benim için daha iyi olur, lütfen söyle.

Yaşam:

-Kızın, arkadaşlarıyla sahilde.

Kadın:

-Ne yapıyorlar?

Yaşam:

-Arkadaşlarıyla eğlenip unutmaya çalışıyor.

Kadın:

-Neyi unutmaya çalışıyor?

Yaşam:

-(Oturduğu yerden kalkar, arkasına bakmadan) Seni, abla.

(Kadın bir şey demez, Yaşam kapıya yürür ve gitmeden önce arkasına dönerek konuşur.)

Yaşam:

-Kendine iyi bak abla.

(Yaşam odadan çıkar ve sahnenin ışıkları söner.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zorbacan

Plastik Kolye