Plastik Kolye
(Sahnede bir
martı, kedi ve bir ayı sohbet etmektedir. Bir kaplumbağa sudan yüzerek çıkar.
Arkasında onun takip eden yavrusu vardır. Kaplumbağanın elinde gazoz kutusu
ambalajı, bacağında poşet ve yavrusunun kabuğunda da poşet vardır.)
Anne
kaplumbağa:
-Nasılsınız
arkadaşlar?
Martı:
-Kaplumbağa!
Nerelerdesin? Uzun zamandır hiç uğramıyorsun aramıza.
Kedi:
-Oğlun da
bayağı bir büyümüş, söyle bakayım kaçıncı sınıfa geçtin sen?
Yavru
kaplumbağa:
-bu sene ikinci sınıfa geçtim ağabey.
Kedi:
-Okulundan
memnun musun?
Yavru
kaplumbağa:
-Çok iyi bir
okul abi.
Ayı:
-Gerçekten
de bu çocuklar ne kadar hızlı büyüyorlar! Benim büyüdüğüm kadar hızlı büyümemiş
yine de!
Kedi:
-Zaman çok hızlı geçiyor! Küçüğüm, sırtındaki poşeti nereden buldun?
Kitaplarını kaplarken senin kabukta mı arada kaynadı yoksa?
Anne
kaplumbağa:
-Çok
yakışmış değil mi? (Kolundaki ambalajları gösterek) bakın bakın, benim de
bileziklerime bakın. Ne kadar da güzel değil mi?
Martı:
-Ama o çöp
kaplumbağa.
Anne
kaplumbağa:
-Ne
diyorsun! Nasıl çöp? Kıskandın mı yoksa.
Martı:
-Ne
kıskanması? Neden kıskanayım ki, senin iyiliğin için söylüyorum! O bildiğin
çöp.
Anne
kaplumbağa:
-Bak hala
çöp diyorsun! Bir hayvan bu kadar mı kıskanç olabilir? Arkadaşlar siz de ne
duruyorsunuz, bir şey desenize!
Ayı:
-Ama doğru
söylüyor, baksana zar zor yürüyorsun! Neden taktın kollarına şu çöpleri?
Anne
kaplumbağa:
-Ne çöpü ya!
Ben süslenip püslenmişim, arkadaşlarımın yanına gelmişim bana dediklerine bak
arkadaşlarımın! Ayrıca, ben takmadım üstüme bu güzel kolyeyi!
Kedi:
-Kim taktı o
zaman?
Anne
kaplumbağa:
-Denizin
yardımseverliği! Bugün bana ve oğluma bir iyilik yapmak istemiş.
Kedi:
-insanların attığı çöpler seni bulmuş desene!
Anne
kaplumbağa:
-Ama bu
çöpse, neden denize atıyorlar o zaman?
Kedi:
-Sadece denize atmayı bırak, sokaklar çöp dolu!
Anne
kaplumbağa:
-Neden çöp
kutusuna atmaz çöplerini bir insan?
Kedi:
-Üşengeçlik yüzünden, kolay yolu arar insan. Doğalarında var! Bazen cahillikten
de atmaz insanlar, ne kadar da korkutucu değil mi bu cahillik denen şey? Çöp
kutusundan yemek aradığımda, boş buluyorum! Sokakta yemek aramak iştahımı
kapatıyor.
Ayı:
-O da bir
şey mi? Her ay ormandan ormana geçiyorum ben! Evim hiç sabit değil.
Kedi:
-Neden
değiştiriyorsun ki evini her ay?
Ayı:
-İnsanlar
piknik yapıyor, biliyorsun. Sen de ziyaret etmişsindir, kedilere artıkları
veriyorlar!
Kedi:
-Evet çok
tatlı oluyor, hadi anlatmaya devam et.
Ayı:
-Ateş
yakıyorlar piknikteyken, sonra söndürmüyorlar, söndürmeye çalışsalar bile doğru
düzgün söndürmüyorlar! En sonunda, bir küçük yanlışlık yüzünden tüm orman
yanıyor!
Kedi:
-Ne kadar da
kötü!
Martı:
-O da ne ki
ayı kardeş, geçen yengeç abi mutasyona uğradı sanayilerin suya bıraktıkları
atıklar yüzünden!
Ayı:
-Gerçekten
mi?
Martı:
-Şaka, şaka
mutasyon geçirmedi ama gerisi doğru. Gerçekten de sanayiler artıklarını denize
bırakıyorlar.
Ayı:
-İyi bari.
(Kaplumbağaya yaklaşır) artık çıkaralım mı şunları?
Anne
kaplumbağa:
-Ama bir
zararı yok ki.
Ayı:
-İyi tamam.
(Çok
geçmeden.)
Anne
kaplumbağa:
-Tamam,
çıkartalım şunu ya! Çok kaşındırıyor.
(Ayı
çıkarmayı dener ama başaramaz.)
Ayı:
-Sıkışmış,
çıkmıyor.
Martı:
-Bir de ben
deneyeyim!
Ayı:
-Ben
yapamadıysam sen nasıl yapacaksın?
Martı:
-Bir
deneyeyim!
(Martı dener
ve çıkarmaz.)
Martı:
-Gerçekten
de sıkışmış!
Ayı:
-Deme yahu!
Kedi:
-Küçücük
şeyi beceremediniz mi çıkarmayı? Çekilin bakayım!
(Kedi de
dener, ama yine çıkarmayı başaramaz.)
Martı:
-Ne oldu
kedicik! (Güler.)
Kedi:
-Sıkışmış,
ben ne yapayım?
Ayı:
-Biz ne
yapalım?
Martı:
-Arkadaşlar,
hadi kavga etmeyi bırakalım da hep beraber deneyelim.
(Kedi, ayı
ve martı hep beraber denerler ama işe yine yaramaz.)
Martı:
-Neden
olmadı? O kadar da olacağına inanmıştım!
Yavru
kaplumbağa:
-(Martıya yaklaşarak) belki ben de yardım edersem olur abi!
Martı:
-İyi fikirmiş, yine deneyelim haydi! Ama bu kez hep beraber!
(Hepsi
beraber yine ve son kez denerler ve elindeki plastiği çıkartırlar.)
Martı:
-Oldu!
Ayı:
-Yaşasın,
aptık! Şimdi de diğerini çıkaralım haydi.
(Diğerini de
çıkartırlar.)
Kedi:
-İyi işti
arkadaşlar!
Anne
kaplumbağa:
-Teşekkür
ederim dostlar.
Yavru
kaplumbağa:
-Abiler,
benim sırtımdaki poşeti de çıkartabilir misiniz?
(Hepsi,
yavrunun etrafında toplaşır.)
Ayı:
-(Tek
eliyle, eforsuz şekilde sırtından alır) iş tamamdır.
Yavru
kaplumbağa:
-Çok
teşekkürler!
Ayı:
-Biz
teşekkür ederiz, sen olmasan ne yapardık ki!
Kedi:
-Biz bu
çevre kirliliğini nasıl önleyebiliriz?
Ayı:
-Biz bir şey
yapamayız ki, bunu insanların yapması lazım. Çevreyi onlar korumalı, onlar
kurtarmalı! Bizim yapabileceğimiz tek şey, çöpleri toplamak olur!
Martı:
-Ee hadi o
zaman, neyi bekliyoruz? Gidelim de başlayalım!
Ayı:
-Hadi
başlayalım o zaman!
(Işıklar
kapanır.)
Yorumlar
Yorum Gönder