Kederin 5 günü | 3. Sahne - Pazarlık

(Kadın, yatağında yatıyordur. Kapı, yavaşça açılır. Kapı eşiğinden baktıktan sonra içeriye yavaşça elinde bir poşetle Ölüm girer. Ölüm içeri girdiğinde kapı eşiğinde Yaşam gözükür. Kadın korkarak yerinde doğrulur.)

Kadın:

-Lütfen, daha hazır değilim.

(Ölüm bir şey demez, kadına yaklaşır.)

Kadın:

-Lütfen, bana biraz daha zaman ver. Lütfen acı bana.

(Ölüm kadının tam önünde durur.)

Kadın:

-Lütfen, son bir kez kızımı göreyim… Daha hazır değilim… Nolursun yapma…

(Kadın yüzünü elleriyle kapatır. Ölüm poşeti açmaya başlar)

Ölüm:

-Börek yemeye mi?

Kadın:

-(Ellerini indirir) börek mi…?

Ölüm:

-Acıkmışsındır diye getirdim.

(Yaşam, içeri girer. Kadına konuşur.)

Yaşam:

-İyi akşamlar abla.

Kadın:

-(Afallamış bir şekilde) iyi akşamlar…?

(Ölüm, böreği poşetten çıkarır ve kadın’a verir. Kadın konuşur.)

Kadın:

-Ben börek sevmem ki…

Ölüm:

-Denemekten ne zarar gelir ki?

(Kadın biraz bekledikten sonra börekten biraz yer. Ölüme konuşur.)

Kadın:
-Neyli bu?

Yaşam:

-Kocanın sevdiği gibi, peynirli.

Kadın:
-(Kadın yere bakar, hafif gülümser) teşekkür ederim.

(Kadın, börekten biraz daha yer. Ölüm kadına doğru yaklaşır.)

Ölüm:

-(Kadına doğru elini uzatır) gel seninle bir pazarlık yapalım.

(Kadın, Ölüm’e bakar biraz düşündükten sonra elini uzatır.)

Kadın:

-Ne pazarlığı?

Ölüm:

-Bana farklı olduğunu kanıtla, canının değerini anlat bana, neden almayayım senden?

Kadın:

-(Mutlu bir şekilde) gerçekten mi?

 

Ölüm:

-Gerçekten.

Kadın:

-Benim… Benim bir kızım var. Öksüz kalır, onun için hayatta bırak beni. Öksüz mü kalacak ben gidersem?

Ölüm:

-Başka ne olacak?

Kadın:

-Acı ona, daha yeni 16 yaşına bastı…

Ölüm:

-(Gülerek) ne olmuş yani? Sırf bir annesin diye, sırf kızın öksüz kalacak diye canını almayayım mı? Farklı olduğunu mu sanıyorsun?

Kadın:

-(Kekeleyerek) ben düşündüm ki…

Ölüm:

-Sen, özel olduğunu mu düşündün? (Ölüm güler, ardından devam eder.) Bunca çocuk öksüz kalırken, senin kızın kalmasın diye canını almayacağımı mı düşündün gerçekten?
Kadın:

-Ama…

Ölüm:

-Özel olduğunu mu sandın gerçekten de?

(Ölüm, gülmeye devam eder, Kadın yere, ağlayacakmış gibi bakar. Yaşam, kadının elini tutar)

 

Yaşam:

-Kadıncağızın üstüne gitme bu kadar…

Kadın:
-(Sinirli bir şekilde) ben iyi bir insanım, senin adaletin bu mu?

(Ölüm, gülmeyi keser, yüzünde bir gülümsemeyle kadını dinler. Kadın bağırıp çağırmaya devam eder.)

Kadın:

-Senin adaletin çocuk öldürmek mi? İyi insanları öldürüp kötülerin cirit atmasına izin mi vermek senin adaletin?

(Ölüm’ün yüzündeki sırıtışın yerini ciddi bir yüz alır. Kadın, sesini alçaltarak sorar.)

Kadın:
-Benimle dalga geçmeye mi geldin buraya?

Ölüm:

-(Sırıtarak) Seninle dalga geçmeye gelmedim. Sana öğretmeye geldim buraya.

Kadın:

-Neyi?

Ölüm:

-Nasıl özel olmadığını.

Yaşam:

-(Kadın, yaşama bakarak konuşur) özel değilsem, neden beni hayata getirdin?

Ölüm:

-Özel nedir?

Kadın:

-Bir öneme sahip olmaktır…

Ölüm:

-Hayır, özel olmak, farklı olmaktır. Sen farklı mısın?

Kadın:

-Değilim.

Ölüm:

-Evet, değilsin. Hiçbir insandan farklı değilsin. Fakat bu senin bir öneme sahip olmadığın anlamına gelmez.

Kadın:

-Nasıl olur?

Ölüm:

-Kızını seviyor musun?

Kadın:

-Hem de çok…

Ölüm:

-Kızın seni seviyor mu?

Kadın:

-(Biraz ağlamaklı bir şekilde) bilmiyorum…

Yaşam:

-Kızın seni önemsiyor abla.

Ölüm:

-Özel olmasan da bir önemin var onun için.

Yaşam:

-Bir nevi, özel sayılırsın, herkes bir nevi özel sayılır.

 

Kadın:

-Artık değilim…

Yaşam:

-Olur mu hiç öyle?

Kadın:

-Önem gösteren böyle mi yapar…?

(Ölüm araya girer.)

Ölüm:

-Hayatını, daha uzatamam. (Ayağa kalkar) fakat kızını yine görmeni sağlayabilirim.

-(Ölüme bakar) gerçekten mi?

Ölüm:

-Yarını, iyi değerlendir.

(Ölüm, kadına doğru yaklaşır. Ölüm yeterince yaklaştıktan sonra elini kadının kalbine koyar.)

Ölüm:

-İyi geceler.

(Sahne ışığı kapanır, kadının kalbi durur.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zorbacan

Plastik Kolye

Kederin 5 günü | 4. Sahne - Depresyon