Kederin 5 günü | 2. Sahne - Öfke
(Kadın, hasta yatağında dik şekilde oturmaktadır. Kızı, yanındaki sandalyede oturuyordur. Hastanenin dağıttığı öğlen yemeğini yiyorlardır. Kız çorbayı içerken kazayla yere ve annesinin yatağının çarşafına döker. Anne kızına bağırır.)
Kadın:
-Kızım biraz
dikkat etsene!
(Kız sessiz
kalır. Çantasından peçete çıkartıp etrafı temizlemeye çalışmaktadır.)
Kadın:
-Batırdın
yine her yeri!
Kız:
-Kaza ile
oldu anne.
Kadın:
-Yemek
yemeyi bile beceremiyorsun!
(Kız cevap
vermez, anne devam eder.)
Kadın:
-Biraz
dikkatli olur insan!
(Kız yine
cevap vermez. Anne devam eder.)
Kadın:
-Ben seni
böyle olasın diye mi doğurdum?
Kız:
-(sesini yükselterek)
yanlışlıkla oldu diyorum anne.
Kadın:
-Sus, anneye
cevap verilmez!
Kız:
-(Bağırarak)
yeter artık, bıktım senin saçmalıklarından! Sen sus!
Kadın:
-Ne diyorsun
sen annene kızım, hiç mi değer vermiyor musun?
Kız:
-Öleceksin
diye değerin mi arttı sanıyorsun gözlerimde?
Kadın:
-Ne diyorsun
sen kızım? Ne yaptım ben sana?
Kız:
-Ne yapmadın
anne?
Kadın:
-Yıllarca
yemeğini ben yaptım, sana yedirdim. Nasıl önemim olmaz?
Kız:
-Bunu senden ben mi istedim anne?
(Kız, kalkıp
arkasına bile bakmadan kapıdan dışarı çıkar ve kapıyı ardından sertçe kapar.
Anne gözünü kapıya diker ve bir süre sonra yüzünü elleriyle kapayarak ağlamaya
başlar. Sahneye Yaşam girer, kadının yatağının başucuna oturur.)
Yaşam:
-Üzüleceksen
sonunda, ne diye edersin kavga?
Kadın:
-(ellerini
yüzünden çeker) Sen kimsin?
Yaşam:
-Üzüleceksen
sonunda, ne diye edersin kavga?
Kadın:
-Seni
ilgilendirmez, ne arıyorsun burada, kimsin sen?
Yaşam:
-Hemşireyim
desem inanır mısın?
Kadın:
-Başka kim
olabilirsin ki zaten?
Yaşam:
-Yalan
atmayı sevmem, dürüst konuşurum ben. Yalan atmayacağım sana, ben bir hemşire
değilim.
Kadın:
-Kimsin sen?
Yaşam:
-Tanımazsın
sen beni, çok iyi tanıyorum ben seni.
Kadın:
-Nasıl yani?
Yaşam:
-Sen
doğduğunda oradaydım ben. İlk görüşün beni senin velakin.
Kadın:
-Benden
küçüksün sen, nasıl olur da doğduğumda yanımda olursun?
Yaşam:
-Üzüleceksen
sonunda, ne diye edersin kavga?
Kadın:
-Bilmiyorum…
Sinirlendim.
Yaşam:
-Pişman
mısın?
(Kadın
konuşamaz. Yaşam devam eder.)
Yaşam:
-Ermiş bir
insansın, yaşın çok. Nasıl edemezsin duygularını kontrol?
(Kadın bir
süre suskun kalır. Sonra yine konuşur.)
Kadın:
-Kafam
yerinde değil, bir bacağım çukurda.
Yaşam:
-Eninde
sonunda zaten ölecektin, neden yakında ölecek olman üzüyor seni?
Kadın:
-Aynı şey
mi?
Yaşam:
-Ne kadar
farklı ki?
Kadın:
-Ölmekten korkuyorum…
Yaşam:
-Ölmekten
neden bu kadar korkuyorsun?
Kadın:
-Çünkü…
Çünkü daha zamanı değil, benim yaşacak bir ömrüm var daha… Ben bu kadar erken
ölmeyi hak etmiyorum.
Yaşam:
-Ölen
çocuklar, hak etti mi?
(Kadın cevap
veremez, Yaşam konuşur.)
Yaşam:
-Neden
korkuyorsun biliyorum.
Kadın:
-Nereden
bilebilirsin ki?
Yaşam:
-Çoğu şeyi
biliyorum ben.
Kadın:
-Neden?
Yaşam:
-çünkü
insansın sen.
Kadın:
-Nasıl cevap
o?
Yaşam:
-sana
verebileceğim en dürüstünden.
Kadın:
-İnsan
olmak, nedir?
Yaşam:
-İleriyi
düşünebilmektir. Yaklaşan ölümden korkmaktır senin olduğun durumda, çok şeydir
insan olmak.
Kadın:
-Neyi
düşünebilir ki başka insan bu durumda?
Yaşam:
-Düşünemez.
Kadın:
-Çok şeydir
insan olmak dedin, nedir başka insan olmak?
Yaşam:
-İyiliği,
iyilik olsun diye yapmaktır. Diğer yandan, başka insanların acılarıyla
rahatlamakta insanlıktır, hem de en safından.
Kadın:
-Nasıl
insanlık olabilir ki öyle bir şey?
Yaşam:
-İnsan
olmak, iyi olmaktır falan mı derim sandın? Kötüyü bilip iyiliğin yolunu bulan
insandır da, bulamayan neden yeterli değildir?
Kadın:
-Kimsin sen?
Yaşam:
-Sana can
verenim, seni hayata getirenim.
Kadın:
-Sana neden
inanayım?
Yaşam:
-Kendimi
kanıtlamaya gelmedim.
Kadın:
-Gerçeği söyle
bana.
Yaşam:
-Varoluşun
amacı, nedir?
Kadın:
-Nasıl
sorular soruyorsun sen bana? Bilmiyorum.
(Kısa bir
süre sessizlik olur.)
Yaşam:
-Varoluşun
amacı nedir?
Kadın:
-Nedir?
Yaşam:
-(İç çeker,
somurtur.) bilmiyorum.
Kadın:
-Neden yüzün
asıldı?
Yaşam:
-Bilmemek
üzüyor beni.
Kadın:
-Neyi
bilmemek?
Yaşam:
-Varlığımın
amacını…
Kadın:
-Her şeyi
bilmiyor muydun hani sen?
Yaşam:
-Her şeyi
bilmiyorum, bilmediklerim var. İçimi acıtan bilmediklerim benim.
Kadın:
-Bilmemek
neden üzüyor seni?
Yaşam:
-İçimde dindiremediğim
bir acı, dolduramadığım bir boşluk var. Senden bir şey isteyebilir miyim?
Kadın:
-Nedir o?
Yaşam:
-Belki istemesi bencilce olur ama… Düşünür müsün ne için yaşadığını bu zaman
boyunca?
(Kadın ne
diyeceğini şaşırır, konuşamaz. Yaşam, sahneden çıkar ve ışıklar kapanır.)
Yorumlar
Yorum Gönder