Suçum okumak

 

Kişiler

Suçlu, Davacı, Yargıç, Avukat 1,Avukat 2, Çocuk

 

Açılış

(Mahkeme salonu)

 

(Suçlu ağlayarak)

Suçlu – Yav, benden ne istiyorsunuz siz? Suçlu falan değilim ben!

Yargıç – (çekicini masaya vurur) Sessizlik! (kendi kendine) Hem suçlu hem güçlü, keh keh keh... Neyse, evet... Başlayabiliriz o zaman. (İşaret parmağını odadakilerin üstünde gezdirerek) O piti piti Karemela sepeti terazi lastik jimnastik biz size...

Suçlu – Ne yapıyorsun sen be adam?

Yargıç – Kim ilk konuşmaya başlayacak ona karar vermeye çalışıyorum.

Suçlu – (eliyle yüzünü kapatarak) Off...

Avukat 2 - İzin verirseniz yargıç bey, ben başlayabilir miyim konuşmaya?

Yargıç – Başlayabilirsin.

Avukat 2 – Burada toplanma sebebimiz, çok iğrenç bir suçun işlenmiş olmasıdır. Bu suç öyle bir suçtur ki, vatana ihanetten daha da kötüdür. Bu Suçlunun suçu... Kitap okumuş olmasıdır.

(Salondaki herkes şaşırır.)

Avukat 2 - Sadece evinde veya kapalı bir yerde okuyup kendine zarar vermiş bulunmakla kalmayıp, çocuklarımızın oyun oynadığı park gibi masum bir yerde okuyup suça özendirmeye çalışmış olmasıdır. (yüzünü buruşturarak) İğrenç, gerçekten iğrenç!

Avukat 1 – (Suçluya yaklaşarak) Oğlum, sen ciddi miydin?

Suçlu – Neden şaka yapayım ki?

Avukat 1 - (ellerini beline koyar ve etrafına bakar) Oğlum sen deli misin? Banka falan soysaydın... Ya da ne bileyim adam öldürseydin, kitap okumak ne lan? Bir de topluma açık yerde?

Yargıç – (3 kez çekicini vurur) Karar verilmiştir, son karar suçlunun idam edileceğidir!

Suçlu – (sesi titreyerek) Ya olur mu hiç öyle şey!

Avukat 1 – Sayın yargıç, lütfen bir beni de dinleyin!

Yargıç – Niye?

Avukat 1 – Sadece davacının avukatı konuşursa olur mu hiç öyle?

Yargıç – (Etrafına bakar ardından davacının avukatına) Haklı mı sence arkadaşım?

Avukat 2 – Bilmiyorum ki, ben uzaktan eğitimle avukat oldum.

Yargıç – Allah Allah... (Davacıya) Sen ne diyorsun?

Davacı – Konuşmasın, niye konuşacakmış ki? Zaten suçlu!

Yargıç – Tamam o zaman, karar verilm-

Çocuk – (kapının arkasından) Bırak beni anne, gidicem işte! (Salonun ortasına doğru koşarak gelir) O bir şey yapmadı, gözümle gördüm Yargıç amca. Onun bir suçu yok!

Yargıç – (şaşkın bir şekilde) Nasıl yani? (Davacıya dönerek) Adama iftira mı attınız yoksa siz?

Davacı – Hayır öyle bir şey yok, bu çocuk ne söylediğini bilmiyor. Asıl ben kendi gözlerimle bizzat suçun işlendiğini gördüm.

Çocuk – Ne söylediğimi gayet iyi biliyorum ben bikere. Bu abinin yaptığı bir şey yok, ona iftira atıyorlar. O yalnızca bir banka oturmuş kitap okuyordu ardından yoldan geçenler ona saldırdı. Sonrasında polis geldi ve onu götürdüler.

Yargıç – Tamam küçüğüm, kendin söylüyorsun işte suçunu adamın.

Çocuk – Kitap okumak mı suç… (yargıca) Yargıç amca, ben anlamadım, kitap okumak mı suç şimdi?

Yargıç – Evet.

Çocuk – Neden peki?

Yargıç – Çünkü gereksiz ve saçma kitap okumak. Yeni şeyler öğrenip ne yapacaksın? Kitap alacağına paranı ziyan edeceğine döner al karnını doyur.

Çocuk – Hayır yargıç amca, dediğini doğru kabul etmiyorum.

Yargıç – Etsen de etmesen de gerçek bu.

Suçlu – Neden gereksiz olsun be kitap okumak? Döner olmuş 60 lira, halen kitap alacağına döner al karnını doyur diyor. Açız aç! Milletin öğrenmesine izin vermediğiniz, bile bile cahil bıraktığınız için açız hem de.

Yargıç – Artık 60 liraya döner bulamazsın yalnız.

Suçlu – Ee Ben daha 2 hafta önce 60 liraya döner yemiştim.

Yargıç – Eşek etidir o.

Avukat 1 – Sayın yargıç, lütfen benim savunmamı da dinler misiniz?

Yargıç – (davacıya) Fikriniz değişti mi? Savunmasını dinleyelim mi?

Davacı – Bir düşüneyim…

Çocuk – Lütfen bir dinleyin savunmasını! Eğer haksız çıkarsa şuracıkta tükürürüm bütün kitaplara. Bu size yetmezse, eğer suçlu abiyi savunamazsa ikisini birden idam edin!

Avukat 1 – Ney? Ben öyle bir şeyi kabul edemem.

Davacı – Bana mantıklı geldi, hadi bir onu da dinleyelim o zaman!

Avukat 1 – Ben öyle bir şey kabul etmedim!

Yargıç – Keh keh keh, tamam o zaman. Seni dinliyoruz.

Avukat 1 – (kendi kendine, stresten etrafa bakarak) Eyvah, yandım ben..! (Yargıca) Sayın yargıç kulağınızı iyi açın, savunduğum kişi bir delidir! Evet bir deli. Öldürmek yerine bir tımarhaneye kapatın onu.

Suçlu – (bağırarak) Deli falan değilim ben! Altı üstü bir kitap okudum!

(Bütün salon şaşırır)

Avukat 1 – yapma işte yapma, deme şunu! Ne kadar rahat söyleyebiliyorsun! İçin hiç mi sızlamıyor? Dediklerini kulağın mı duymuyor yoksa senin?

Suçlu – Değilim kardeşim, deli falan değilim ben!

Avukat 1 – Yav bak (nazik bir ses tonuyla) oğluşum, canım, cicim, bir tanem... Deli olmasan ölümle aşık atmaya çalışır mısın hiç? Kabul et (yüksek sesle, suçluya çok yaklaşarak) Delisin sen!

Suçlu – Lan değilim işte 3 kere sorunca ne değişecek.

Avukat 1 – Allahın hakkı üçtür! Deneyeyim dedim. Sayın yargıç, ben deliyim. Beni asmayın ama bir tımarhaneye kapatın, ne dersiniz?

Yargıç – Kimse tımarhaneye gitmeyecek, ya suçsuzluğunu kanıtlarsın bu adamın yada tahtalı köye tatile çıkarsınız üçünüz de.

Çocuk – Üçünüzde mi? Benim ne suçum var yargıç amca?

Yargıç – Çok bilmişlik yapıyorsun hiç sevemedim seni. Hem bir dakika, sen nerden biliyorsun kitaplar ne işe yarıyor?

Çocuk – Yok bir şey yok, bilmiyorum hiçbir şey ben.

Yargıç – Doğruyu söyle.

Çocuk – Yargıç amca şöyle diyeyim, ben kitap okumanın suç olduğunu bilmiyordum.

Yargıç – Yani okudun mu hiç?

Çocuk – Evde tonla kitabımız var.

Yargıç – Kaç kitaplık?

Çocuk – Beş.

Yargıç – Tüh, tükürmüşüm böyle işe…

Avukat 1 – Sayın yargıç, lütfen bizi bağışlayın… Bir daha asla böyle işlere bulaşmayacak, bari hapise gönderin bizi…

Avukat 2 – Öyle şey olmaz! Kanunlarda ne yazıyorsa o uygulanacak.

 

Yargıç – Sessizlik! Hay Allahım. (çekicini masaya vurarak) Karar verilmiştir, bu ikisini idam edin, bu çocuğu çocuk esirgeme kurumuna yerleştirin ve annesini babasını bulun.

Suçlu – (avukat 1 ve çocuğa) Benim bir fikrim var.

Avukat 1 – Nedir?

Suçlu – (Salondan dışarı doğru koşarken) Yolda anlatırım, kaçın kaçın!

Yargıç – Lan, lan kaçma! Gelin buraya! (bağırarak) Güvenlik!

Avukat 1 – (Suçlunun peşinden koşar)

Suçlu – (koşarken) Bak şimdi Meksika’ya kaçıp bir kartele katılacağız.

Çocuk – (Etrafına şaşkın şaşkın baktıktan sonra) Abi beni de bekleyin! (avukat 1 ve suçlunun peşinden koşaşr)

(Salonda kalanlar da onların peşinden bağırarak koşar)

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zorbacan

Plastik Kolye

Kederin 5 günü | 4. Sahne - Depresyon